728x90 Reklam alanı

Düzeltmen Başvuru Formu

OYUN ÇEVİRİ EKİBİ
GÖNÜLLÜLÜK ESASINA DAYANAN BİR OLUŞUMDUR!
Düzeltmen’in görevi, yapılan çevirilerde imla hatalarını bulup düzeltmek.
Sadece 18 yaş ve üzeri başvurular değerlendirmeye alınacaktır. Bütün alanları eksiksiz doldurunuz. OLUMLU Sonuçlar kısa bir süre içinde Facebook hesabınıza özel mesaj olarak gönderilecektir. ( Lütfen “diğer mesaj” kutusunu kontrol etmeyi unutmayınız.) OLUMSUZ sonuçlarda geri dönüş yapmadığımızı belirtmek isteriz.
https://Facebook.com/YasakLi
CAPTCHA Resmi

Müsibet

Mazlum’un başına gelmemiş birşeydi. Belkide biraz ürpertici ve sıra dışıydı. İlkin biraz telaşlandı, muzdarip oldu. Üstünü çıkarıp aynanın karşısına geçti. Elini sürdümü vucudunun bütün kılları dökülüyordu, hatta elinin üstünde ki kıllar, koltukaltı kılları ve başka yerlerdekiler bile. Böyle giderse, vucudunda tek kıl bile kalmayacağını düşündü. Karısı Mazlumeye ne diyecekti! İnanası gelmiyordu!
Bu defa masanın üstünde ki fırçaya alıp göğsüne sürdü. Gülünç bir şekilde yumakyumak kıl döküldü. Dudaklarına acı bir tebesüm oturdu. “Şu müsibete bak!” Diye domurdandı.
Mazlum 3-4 gün boyunca vucuduna el sürmeye cesaret edemedi; kılların dökülmesinden korkuyordu. Doğuşdan kılsız; tüysüzdü sanki. Dahada beteri, elleri, ayakları hepten kılsız, tüysüz, ve pırılpırıldı.
Geceleyin Mazlumeyi bir üzüntüdür aldı. Mazlumu şimdiye dek hiç böyle bem beyaz, pırılpırıl görmemişti. Kocasının pilastik bebeklere nasılda benzediğini düşündü. Bu durum da kesinlikle bir sıkıntı olabilirdi.
Mazlum bu haldeyken gözlerine hüzün çöküyor, acınacak bir görüntü veriyordu. Pencereyi açıp bağırmak istedi. Ama bu hiç bir şekilde mümkün değildi.
Bir sabah Mazlum erkenden uyandı. Yastığa bakınca tanımaz bir acıyla yüreği hop etti. Dökülen saçlarından yastığı sim siyah kesilmişti, hemde ne siyah! Küçük aynayı alıp yüzüne tuttu. Aynanın başında saatlerce bağdaş kurup oturdu.
Bundan sonra Mazlum nadiren konuşuyor, evinden hiçmi hiç çıkmıyordu. Bir sonbahar günü Mazlum el ve ayak tırnaklarının kolayca yerinden ayrıldığını fark etti. Mazlum, yerine yapıştırmak için çok uğraştıysada yararı yoktu.
Bir kaç gün sonra ne parmaklarında tırnak ne ağzında diş kalmamıştı.
Sesi özelliğini yitirmişti, kuyu dibinden geliyor gibiydi sanki. Durumu o denli kötüydüki Mazlume bile bu et ve kemik yığınının Mazlum olduğuna kendisini zor inandırıyordu. Zorunlu haller dışında nadiren Mazlumun yanına gidiyordu. Mazlumda ona sadece yemek getirmek yada bulaşıkları götürmek üzere yanına uğramasını söylemişti zaten!